Skip to main content
Article

TÜRKİYE'DE TÜRKOLOJİ'NİN TARİHSEL SEYRİ VE AKADEMİK İNŞASI

Emrah YılmazSamarkand State University named after Sharof Rashidov
ABI

Abstract

Özet Bu çalışmada; Türkiye’de Türkoloji sahasının tarihsel kökenleri, oryantalist bir disiplinden millî bir akademik inşa sürecine dönüşümü ve güncel kurumsal diplomasideki yeri ele alınmıştır. Osmanlı’nın son dönemindeki ilk adımlardan Cumhuriyet dönemindeki akademik yapılanmaya evrilme sürecinin incelendiği metinde, Türkoloji’nin bir “müdafaa-i milliye” vazifesiyle stratejik bir kalkan olarak kurgulandığı vurgulanmıştır. Bu çerçevede, başta Türk Ocakları olmak üzere sivil toplum tecrübelerinin; Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Türkiyat Enstitüsü gibi modern devlet kurumlarına nasıl zemin hazırladığı analiz edilmiştir. Özellikle 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı, Türklük bilimi tarihinde bir “dip dalga” oluşturarak Türk dünyasının alfabe, imlâ ve terminoloji konularında ortak irade beyan ettiği en hayati platform hâline gelmiştir. İşaret edilen bu dönüm noktası, Türkoloji’yi dar kapsamlı dil araştırmaları parantezinden kurtarmış ve disipline stratejik bir gelecek tayin etmiştir. Dil, tarih, edebiyat ve coğrafyayı tek bir potada eriten bu çok katmanlı yaklaşım, Türklük bilimini sarsılmaz bir akademik yapıya dönüştürmüştür. Türk topluluklarının tarihsel süreçteki kurucu rolü dışarıda bırakıldığı takdirde, dünya tarihinin organik bütünlüğünü yitireceği ve temel anlam zeminini kaybedeceği aşikârdır. Bu yönüyle Türkoloji, dar bir etnik inceleme olmaktan çıkıp toplumsal gelişimin evrensel dinamiklerini çözümleyen temel bir disiplin olarak konumlanmıştır. Radloff’un 1866-1907 yılları arasında yayımlanan Proben serisi ve Thomsen’in 1893’te Orhun Yazıtları’nı deşifresiyle modern bir disipline evrilen Türkoloji; Batı merkezli bu yükselişe karşı Ahmet Vefik Paşa’nın kültürel temsildeki millî duruşu ve Süleyman Paşa’nın “milletin adı Türk’tür” vurgusuyla şekillenen yerli bir şuurla birleşmiştir. Gaspıralı ile filizlenen Ceditçilik hareketi ve Bakü Türkoloji Kurultayı’na uzanan bu fikrî miras; Halid Said Hocayev ve Abdurauf Fıtrat gibi isimlerin dil birliği yolundaki öncü çalışmalarıyla tahkim edilmiştir. Bu süreç, Willi Bang Kaup’un metodolojik standartlarıyla sistematik bir filoloji sahasına dönüşmüştür. Ardından 19. yüzyıl oryantalizminden Zeki Velidi Togan, Ahmet Baytursınulı ve Fuat Köprülü gibi isimlerin temsil ettiği “bilimsel tahkimat” evresine geçilmiş ve 1924’te Türkiyat Enstitüsü’nün kuruluşuyla bu gelişim stratejik bir ivme kazanmıştır. Makalede, söz konusu tarihî müktesebatın günümüzde Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında somutlaşan “Ortak Türk Alfabesi” mutabakatına olan stratejik etkileri irdelenmiş; TİKA, YTB, TÜRKSOY, Türk Akademisi, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlar aracılığıyla Türkistan’dan Balkanlar’a uzanan kolektif ruhun küresel ölçekte bir kültürel diplomasi ağına dönüşümü analiz edilmiştir. Anahtar kelimeler: Türkiye’de Türkoloji, 1926 Bakü Kurultayı, Halid Said Hocayev, kurumsal diplomasi, ortak alfabe, vizyon arayışları.

Not yet translated

Topics

Identifiers

Citations and references

Cited by 00 references