ESKİ TÜRKÇEDEN ÖZBEK TÜRKÇESİNE FONETİK YANSIMALAR VE HİD SÖZCÜĞÜ
Annotatsiya
Köktürkçe ve Eski Uygur Türkçesinin kültürel ve edebî mirasçısı olan Özbek Türkçesi birçok eski dil özelliğini yapısında taşımaya devam etmektedir. Bu özelliklerden biri de Eski Türkçedeki /d/ sesi taşıyan sözcüklerin /y/ye dönüşmüş şekilleridir: adak > ayak, kadgu > kaygu, ked- > kiy-, adıg > ayı… gibi sözcüklerde /d/ sesi genel Türkçe kurala uygun olarak /y/’ye dönüşmüştür. Bunlar içinde /y/’ye dönüşmeyen bir sözcük vardır. Bu sözcük hid “koku” sözcüğüdür. Özbek Türkçesinde diğer Türk lehçelerinden farklı olarak koku anlamına gelen hid, is, bo‘y, sassiğ kelimeleri bulunmaktadır. Bunlardan sassiğ (<ET sası- “kokmak”), is (<ET is < yizi < yizig < yıdıg), hid (<ET yıdıg) Türkçe, bo‘y (<Far. būy),ise Farsça kökenlidir. Bunlardan inceleme konumuz olan hid sözcüğü Eski Türkçedeki yıdıg “koku” sözüne dayanmaktadır. Bu söz, yıd-ı-g > hıdıg > hıdı > hıd şeklinde gelişim çizgisine sahiptir. Daha sonra da Özbek Türkçesindeki fonetik kurala uygun olarak hid şeklini almıştır. Eski Türkçede yıdıg sözünden çeşitli sözcükler türetilmiştir. Bu sözcüklerden biri de yiyi kelimesidir. Yiyi – Türkiye Türkçesi Tarama Sözlüğüne göre “koku” anlamına gelen kelimelerden biridir. Bu kelimeden türemiş olan yiydin (kokmuş, kokuşmuş), yiyir (pis kokulu), yiyitmek (kokutmak) kelimeleri ve yiyi duymak (koku almak) birleşiği de bir zamanlar kullanılmıştır. Kaşgarlı Mahmut ise bunlarla ilgili olan şu kelimeleri aktarıyor: yıd (koku), yıdımak (kokmak), yıdıg (kokuşmuş), yıdlamak (koklamak) yıdlanmak (et vb. şeylerin kokması)... Biz de bu çalışmamızda Özbek Türkçesindeki hid kelimesini esas alarak, koku kavramının Türk uygarlığındaki yerini değerlendirmeye çalışacağız